Panik atak, çoğu zaman beklenmedik bir anda ortaya çıkan yoğun korku ve bedensel alarm hâlidir. Kalp çarpıntısı, nefes alamama hissi, göğüste sıkışma, terleme, titreme, baş dönmesi veya uyuşma gibi belirtiler yaşanabilir. Kişi o sırada kalp krizi geçirdiğini, kontrolünü kaybedeceğini ya da öleceğini düşünebilir.
Atak sona erse bile yarattığı korku devam edebilir. Kişi yeniden panik atak yaşamaktan endişe ettiği için yalnız kalmaktan, toplu taşımaya binmekten, kalabalık ortamlara girmekten veya evden uzaklaşmaktan kaçınmaya başlayabilir. Böylece asıl güçlük yalnızca yaşanan atak değil, bir sonraki atağın ne zaman geleceğini düşünerek hayatı buna göre düzenlemek hâline gelir.
Panik sırasında beden gerçek bir tehlike varmış gibi tepki verir. Ancak bu tepkinin neden tam o anda ortaya çıktığı her zaman açık değildir. Psikodinamik açıdan panik atak; bastırılan duyguların, ayrılık ve kayıp korkularının, yoğun baskının veya kişinin taşımakta zorlandığı içsel çatışmaların bedensel bir ifadesi olabilir. Bu nedenle yalnızca belirtilere değil, atağın kişinin yaşamındaki hangi dönem ve duygularla bağlantılı olduğuna da bakılır.
Psikoterapi sürecinde kişi bedensel duyumlarını felaket işareti olarak yorumlamamayı, kaygısını daha iyi tanımayı ve panik atağı besleyen kaçınma döngüsünden çıkmayı öğrenebilir. Panik atak, yeniden atak geçirme korkusu ve panik nedeniyle gelişen kaçınmalar yaşayan yetişkinlerle İstanbul Şişli’de yüz yüze ve online psikoterapi çalışmaları yürütüyorum.
Yüz yüze veya çevrimiçi seanslar için hemen randevu talebi oluşturabilirsiniz.
İletişime Geç