Ayrılık ve boşanma, yalnızca bir ilişkinin sona ermesi değil; birlikte kurulan gündelik hayatın, geleceğe dair tasarımların ve kişinin kendine dair bazı tanımlarının da sarsılmasıdır. Kararı veren de, kararla karşılaşan da yoğun bir kayıp yaşayabilir. Üzüntü, öfke, suçluluk, rahatlama, boşluk ve belirsizlik çoğu zaman iç içe geçer.
Bu süreçte kişi bazen işlevini sürdürmekte zorlanır; uyku ve iştah değişebilir, karar vermek güçleşebilir, eski ilişkiye dair düşünceler zihni sürekli meşgul edebilir. Bazen de kişi hiçbir şey hissetmiyormuş gibi görünür ve yaşananların ağırlığı daha sonra ortaya çıkar. Boşanma sürecinde çocuklar, aile ve çevre ilişkileri de yeniden düzenlenmek zorunda kalır.
Psikodinamik açıdan bir ayrılık, kişinin geçmişte yaşadığı kayıpları, bağlanma biçimini ve ilişkilerde tekrar eden örüntüleri de görünür kılabilir. Terapide amaç, ilişkinin neden bittiğine dair tek bir cevap bulmaktan çok, yaşananın kişi için ne anlama geldiğini düşünebilmek, yasını tutabilmek ve bir sonraki adımı kendi ihtiyaçlarıyla uyumlu biçimde atabilmektir.
Ayrılık düşüncesi, boşanma süreci ya da ayrılık sonrası yaşanan yoğun duygular günlük yaşamı, çalışma hayatını veya ilişkileri zorlamaya başladığında psikoterapi destekleyici bir alan sunabilir.
Yüz yüze veya çevrimiçi seanslar için hemen randevu talebi oluşturabilirsiniz.
İletişime Geç